ÜLKE BİLGİLERİ

Cape Town

Güney Afrika Cumhuriyeti, 11 resmi dili olan, yasama, yürütme ve yargının farklı şehirlerde konumlandığı ilginç bir ülkedir. Cape Town ise ülkenin başkenti değil ama yasama merkezi olarak önemli bir kent. Üstelik 3,5 milyonluk nüfusu ile Güney Afrika’nın en kalabalık ikinci şehri ve ülkenin kültür merkezi olarak konumlanmış.

Atlas Okyanusu ile Hint Okyanusu arasında yer alan konumu ile çarpıcı plajları, yemyeşil tarım arazileri ve nefis üzüm bağları ile çevrili Cape Town, Afrika’nın en canlı şehri. Afrika, Asya ve Avrupa kültürlerinin değişik bir karışımından oluşan şehrin müziğine, mimarisine, mutfağına da yansıdığı için yapılacak, görülecek çok şey var. Cape Town gece hayatı, doğayla iç içe yapısı ve safari turlarıyla turistler için yıllardır bir cazibe merkezidir. Afrika'da özgürlük ve refahın sembolü olmuş bu şehir alışveriş olanakları ve hareketli gece yaşamıyla da öne çıkar. Bunun yanı sıra nüfusun büyük çoğunluğunun ana dili İngilizce olan Cape Town dil okulları nedeniyle tüm Dünya'dan öğrencilerin rağbet ettiği şehirler arasındadır.

İklim

İklimi ile yılın hemen her mevsiminde ziyarete uygun olan bu güzel şehir, festivalleri, dünyaca ünlü spor etkinlikleri ile aynı zamanda bir parti şehri. Dünyanın en şiddetli ırk ayrımı olayları da bu bölgede gerçekleştiği için merak uyandıran bir tarihi var. Köpekbalıkları, balinalar, foklar, penguenler, babunlar, filler, gergedanlar doğal ortamlarında Cape Town’da görebileceğiniz hayvan türlerinden bazılarıdır./>

Ulaşım

Şehir içi ulaşımda minibüsler en rahatı. Tren hattı her yere olmasa da birçok uzak noktaya ulaşıyor. Ayrıca yaygın otobüs hatlarıda mevcut. Bir de bizim dolmuşlara tekabül eden taksi-minibüsleri var, biraz pahalıya da gelse, taksiler tercih edilmeli. El değmemiş plajları ve dağlardaki müthiş manzaraları görmeniz içinse araba kiralamanız gereklidir. Cape Town’da araba kiralamak ucuzdur ve yollar genelde iyi durumdadır. Cape Town Uluslararası Havaalanı Güney Afrika'nın en büyük ikinci havalimanıdır.

Gezilecek Yerler;

Masa Dağı: Cape Town’ın en önemli gezilecek yerlerinin başında geliyor. Dağın zirvesi geniş bir düzlük olduğu ve bir masayı andırdığı için adına ilham olmuş. Dünyanın doğal yedi harikasından biri kabul ediliyor. Kendi etrafında 360 derece dönerek her yönden manzarayı izlemenize olanak veren bir teleferikle zirvedeki masaya ulaşabiliyorsunuz. Manzara harika. Tavşanlar, çeşitli çiçekler, sürüngenler gibi doğal hayata dair pek çok canlı da görebilirsiniz.

Robben Island: Nelson Mandela’nın 27 yılını geçirdiği hapishanenin bulunduğu ada. Şehirden 12 km uzaklıkta bulunan bu adaya botlarla turlar düzenleniyor. Ada uzunca bir zaman siyahi mahkûmların hapishanesi olarak kullanışmış. Şimdi ise müze olarak turistlere gezdiriliyor. Adada Afrika penguenleri, türbe gibi başka şeyler de görebilirsiniz.

Victoria & Alfred Waterfront: Yıkık dökük bir limandan turizm ve iş merkezine dönüştürülmüş bir alan. Şehrin turistik merkezi de denilebilir. Yenilenmiş depolar ve binalar şu an hediyelik eşya mağazası, restoran gibi birçok farklı konseptde hizmet veriyor. Burası aynı zamanda oteller bölgesi. Bir sineması bile var. Hala çalışan limanında botlar, yatlar bulunuyor. Robben Adası’na turlar da buradan kalkan feribotlarla yapılıyor.

Kirstenbosch National Botanical Garden: Masa Dağı’nın doğu yamacına yayılmış bu bahçelerde 5 binden fazla bitki türü görebiliyorsunuz. UNESCO’nun Dünya Mirası listesine eklenen ilk botanik bahçesi olması ile de ünlü. Koku bahçesi, yararlı bitkiler bahçesi gibi daha özel bölümleri de var. Piknik yapıp, yürüyüş yapılabilecek bir alan. Kasım ve Nisan ayları arasında akşam 17.30’da Gün Batımı Konserleri de yapılıyor.

İki Okyanus Akvaryumu: Atlantik ve Hint Okynusu’na ait 3 binden fazla deniz canlısını barındıran bu akvaryumda köpekbalıkları, penguenler ve kaplumbağalar görebilirsiniz. Köpekbalıkları ile yüzmek, beslemek gibi birçok akivite imkânı da var.

Köle Barınak Müzesi: Güney Afrika Cumhuriyeti’nin ikinci en eski binası olan bu müzenin tarihi 1679 yılından başlıyor. Adından da anlaşılacağı üzere ilk olarak Hollandalı Doğu Hindistan Şirketi’ne ait kölelerin kaldığı yermiş. Daha sonraları postane, kütüphane ve hatta adalet sarayı olarak kullanılmış. Şu anda ise kölelik tarihinden çeşitli antik Mısır eserlerine kadar birçok eser görebileceğiniz bir müze olarak kullanılıyor.

Cape Town Elmas Müzesi: Şehrin elmas işçiliğinden örnekler görebileceğiniz bu müzede dünyanın en büyük elmaslarının replikaları da var. Elmasın Cilalı Taş Devri’nden günümüze kadar olan hikâyesini dinlemek isterseniz 40 dakika süren rehberli tura katılabilirsiniz.

Bo Kaap Bölgesi ve Müzesi: Malay Bölgesi olarak da anılan şehrin bu bölümü, Müslümanların yaşadığı bir yer. Renkli evleri, Arnavut kaldırımlı sokakları ile şehrin en belirgin yerlerinden birisi. Şehirdeki ilk cami binasını da burada gezebilirsiniz.

Güney Afrika Müzesi: 700 milyon yaşındaki fosillerden, 120 bin yıl öncesine ait taş aletlere kadar birçok eser görebileceğiniz güzel bir müze. Kalıcı sergileri arasında Darwin’in Cape Town’a seyahatini ve hayatını konu alan eserler yer alıyor.

Güney Afrika Ulusal Galerisi: Afrika ve Güney Afrika’ya ait sanat eserleri yanı sıra İngiliz, Fransız, Hollandalı çağdaş sanat eserleri de sergileniyor. Fotoğraf, heykel, resim gibi birçok geçici sergiye ev sahipliği de yapıyor.

İyi Niyet Kalesi: Hollanda yapımı ve yıldız şeklindeki bu kale şehrin sömürge dönemine ait önemli yapılarından biridir. 1666 yılında inşa edilmiş, 1948 yılında ise ırkçı hükümet tarafından askeri karargâh olarak kullanmış. Şimdi ise düzenli olarak sanat galerileri ve çeşitli kültürel aktivitelere ev sahipliği yapan bir müze olarak kullanılıyor.